Resimler Gelişim

Kenar | tarihinde yayımlandı by | Yorum yapın

Vitiligo Sık Sorulan Sorular

Vitiligo Nedir?

Vitiligo, deride beyaz lekeler şeklinde görünen bir deri hastalığıdır.

Deri, saç ve göz rengini belirleyen pigmentlerin eksikliği, veya bunları üreten hücrelerin eksikliği vitiligoya yol açar.

Bağışıklık Sistemi ile Vitiligo arasında İlişki Var mıdır?

Bazı bilim adamlarına göre vücudumuza giren yabancı madde ve mikropları yok etmekle görevli bağışıklık sistemimizin,  yanlışlıkla kendi renk hücrelerini yabancı madde olarak algılayıp yok etmesiyle vitiligo ortaya çıkar. Bağışıklık sisteminin tam olarak neden kendi doku ve hücrelerine böyle bir tepki verdiği henüz bilinmemekte, bu konuda araştırmalar sürmektedir. Yine bilim adamlarına göre bağışıklık sisteminin bu hatalı tepkisi sadece deri hücreleri ile sınırlı olup bağışıklık sisteminin genel  fonksiyonlarında başka bir arızaya işaret etmez.

Melanoksit Nedir?

Melanoksit deriye renk veren pigmentleri  üreten hücrelerin adıdır.  Tüm insanların derilerindeki melanoksit  sayısı aynıdır. Bazı insanların derilerinin daha koyu olmasının nedeni, bu hücrelerin bünyelerinde  daha fazla sayıda pigment bulunmasındandır.

Melanin Nedir?

Deri saç ve tüylere rengini veren kahverengi pigmentlerin adıdır.

Vitiligonun Belirtileri Nelerdir?

Vitiligo genellikle deride düzensiz yama şelinde veya noktalar halinde beyaz lekeler ile başlar. Deride renk haricinde bir rahatsızlık hissedilmez. Cilt güneşe karşı hassaslaşır. Lekeler  vücudun güneş gören kısımlarında özellikle eller, ayaklar yüz ve dudaklarda daha belirgindir. Ağız, gözler, koltuk altları, genital bölgeler  çokça görüldüğü diğer yerlerdir. Bazı vitiligo tiplerinde lekeler  vücudun sadece belli yerlerinde kalır, çoğunlukla vücudun çeşitli yerlerine yayılır, bazılarında ise kişinin saçları, kaşları, kirpikleri ve sakalları da beyazlayabilir. Çok nadir durumlarda kişinin göz rengini veya  retinasını da etkileyebilir.

Koltuk Altlarında ve Genital Bölgede Vitiligo Görülmesi Normal midir?

Vücudun bazı yerlerinde neden daha çok vitiligo çıktığı henüz bilinememektedir. Yüz, koltukaltları, dirsekler, parmaklar, ayak parmakları, bilekler, genital organlar gibi hassa bölgelerde neden daha fazla görüldüğü hakkında bazı teoriler vardır (buraların sinir uçları olması, ter bezlerinin buralarda bulunması gibi).

Vitiligo Nasıl İlerler?

Pigment kaybının yoğunluğu ve hızı kişiye göre değişir, gelişimi düzensizdir. Bazı kişilerde çok hızlı ilerlerken bazılarında ilerleme uzun zamana yayılır. Zamanla  başka lekeler  çıkarken eski  lekeler büyür.  Bazı kişilerde vitiligo aynı yerde yıllarca hatta on yıllarca ilerlemeden kalır ve aniden tekrar başlayabilir.  Bazı kişiler de ise hiçbir tedaviye gerek kalmadan tekrar pigment oluşur, vitiligo kapanabilir.

Vitiligo Bulaşıcı mıdır?

Vitiligo bulaşıcı değildir. Sadece bazı kişilerin bünyelerinin genetik olarak vitiligoya daha yatkın olduğu düşünülmektedir.

Vitiligo Neden Olur?

Vitiligonun neden olduğuna dair çeşitli  teoriler vardır ve neden olduğu  kesin olarak bilinememektedir. Bağışıklık sistemin hatalı işlemesi,  deride  stres sonucu fazla hidrojen peroksit  oluşması, oluşan peroksiti  yok eden doğal enzimin (catalase) eksikliği,  melanoksitler ile sinir sistemi  ilişkisinde bozukluk gibi teoriler vardır.

En yaygın inanışa göre vitiligo, bağışıklık sistemi bozukluğu  ile birlikte vitiligoya genetik olarak yatkınlığı olanlarda, stres, travmatik olaylar, yaralanmalar ve yanmalar  ile ortaya çıkmaktadır.

Bunların dışında diğer teoriye göre, beslenme ve sindirim sistemindeki bir bozukluğun vitiligoyla  ilişkisi vardır.

Oksidatif Stress Nedir?

Vitiligonun oluşum nedeni hakkındaki yeni bir teoridir. Bu teoriye göre cildimiz üzerinde doğal olarak oluşan hidrojen peroksitin aşırı birikimi vitiligonun önemli nedenlerinden biri olabilir. Cildimize bulaşan bakteri ve virüsler hidrojen peroksit oluşturur.  Normal olarak “catalase” isimli bir enzim hidrojen peroksidi parçalayarak su ve oksijene dönüştürür. Vitiligolu kişilerde bu enzim ya vücut tarafından üretilemez veya üretilir ama deriye ulaştırılamaz. Hidrojen peroksiti yok etmeye çalışan  bağışıklık sistemiminizin yanlışlıkla renk hücrelerini yok etmesiyle vitiligoya neden olur. Vitiligolu pek çok kişinin ilk kez vitilogo ile karşılasması yaşadığı  bir süreli stres, travma veya yanık sonucu deride  oluştuğunun bilinmesi bu teoriye destek  olur.

Genetik Yatkınlık  ile Vitiligo İle İlişkili midir?

Birçok uzman kısmen ilişkili olduğunu düşünür. Bir ailede vitiligolu kimse varsa başka birinin de olma olasılığı vardır. Genetik olarak aile içinde aktarıldığına inanılır. Genler ebeveynlerden rastgele alındığı için sadece elverişli genler biraraya gelirse ve vitiligoyu tetikleyen nedenler (stres, travma vb.)  ortaya çıkarsa vitiliogo  ortaya çıkar.

Araştırmalarda elde edilen sonuçlara göre bir ailede birden fazla vitiligolu görülme ihtimali % 20’den fazla iken,  % 80’inde ise ikinci bir kişi vitiligoya yakalanmıyor.

Bazı Kimyasal Maddeler Vitiligoya Sebep Olur mu?

Evet özellikle evlerde kullanılan leke çıkarıcı, temizleyeci gibi bazı kimyasalların tetikleyici olduğuna dair kişiden kişiye değişen  görüşler vardır.

Vitiligo Başka Hastalıklara Yol Açar mı?

Hayır, vitiligolu ciltler güneş karşı hassas olacaklarından uygun şekilde (Yüksek UV Kremler, Şemsiye, Şapka vb.) güneşten  korunmalıdır.

Vitiligo  Başka Hastalıklara Yol Açar mı?

Vitiligonun kendisinin yol açtığı başka hastalık olmadığı, ama vitiligolu kişilerde bağışıklık sistemi ile ilgili bazı hastalıklar olabileceği, bunların vitiligoya sebep olabileceği düşünülür.  Troid hastalıkları (troidin az ya da çok çalışması) , saç dökülmesi (alopesi areata) bir çeşit kan hastalığı (pernicius anemia-B12 vitamini eksikliği)’nın vitiligoya sebep olabileceği düşünüldüğünden, vitiligolu kişilerin bu hastalıklarla ilgili muayeneden geçmeleri önerilir. Bu hastalıkların çok yaygın hastalıklar olduğu gözönüne alınmalı, gereksiz yere de endişelenilmemelidir.

Vitiligolu Kişilerde Cilt Kanseri Riski Daha mı Fazla?

Tıbbi çevrelerin bu konudaki görüşleri farklıdır. Bazılarına göre vitiligolu hastaların cilt kanseri –melonom-  olma olasılığı daha fazla iken, bazılarına göre yoktur. Bazıları  carcinom riskini hafifçe arttırdığını düşünürler.

UVA ve AVB ışığı tedavilerinin cilt kanseri  ile ilişkisi var mıdır? Bazı uzmanlara göre yoktur, bu konudaki  literatür ve makaleler hastaların tedavisinin  kanser riskini artırdığı ama bu durumun sadece vitiligolu hastalar ile ilişkili olmadığı, genel olarak tüm hastalara, uygulanan  tedavi yöntemlerniden kaynaklandığı yönündedir. UVA ve UVB tedavilerinin uygun yöntemlerle yapılmaları halinde vitiligo lekelerini kapatarak cilt kanserine karşı koruma sağladığı düşünülür.

Lütfen Doktorunuza danışarak ilaç kullanınız, tedavi uygulayınız. Bu ilaç veya tedavilerin  doktora danışılmaksızın kullanılmasından sitemiz sorumlu tutulamaz.

Kimler Vitiligoya Yakalanır

Dünya nüfusunun  yaklaşık % 1-2’sinin yani 65 – 130 milyon kişinin vitiligolu olduğu tahmin edilir. Sadece ABD’de 2-5 milyon kişinin hasta olduğu tahmin ediliyor. Bazı ülkelerde genetik ve sosyal  faktörler nedeniyle daha fazla vitiligolu kişi olabilir. Bu hastalığa yakalananların % 95’nin 40 yaşın altında olduğu, çoğunluğun 10 – 30 yaş arasında olduğu görülüyor. Hastalık ırk, cins ve etnik köken ayrımı yapmaksızın her kesimi eşit ölçüde etkiliyor. Hastalık bu haliyle tam bir insanlık problemi, hatta nüfusun tamamen homojen olduğu dünyadan uzak adalarda yaşayan  insanlarda bile görülüyor.

Yukarıda Vitiligo  Başka Hastalıklara Yol Açar mı? Bölümünde bahsedilen bağışıklık sistemin rahatsızlığı olanların vitiligoya yakalanma olasılıklarının daha fazla olduğu düşünülüyor.

Vitiligo Ne Zaman Ortaya Çıktı?

Vitiligonun  insanlık tarihi kadar eski olduğu düşünülüyor.  İncil’de eski Çin ve Yunan yazılarında vitiligodan bahsedilir.

Michael Jackson Gerçekten Vitiligolu muydu?

Evet, gerçekten vitiligolu idi ve doktoru ile birlikte çok özel ilaçlarla deriyi tamamen pigmentlerden arındırmayı  (beyazlatmayı) seçtiler. Bugün ülkemizde de birçok ünlü kişide vitiligo vardır.

Vitiligo Tedavi Edilebilir mi?

Evet, zor ve zaman alıcı olmakla birlikte -6 aydan 2 yıla kadar uzayabilir- tedavi edilebilir. Son birkaç yıldır ortaya çıkan yeni tedavi metodları ile daha iyi sonuçlar alınabiliyor ve günümüzde  daha çok tedavi seçenekleri  var.  Bir tedavi  sonuç vermezken, bir başkası  daha hızlı-iyi sonuç  verebiliyor. Pek çok dermatolog  PUVA tedavisi, steroid kremler gibi klasik-eski yöntemleri  iyi biliyor, bildiği yöntemi  uygulamayı  tercih ediyor, yeniliklere –kendilerince haklı olabilecek nedenlerle-  sıcak bakmıyor, aceleci davranmıyor veya  yeni metodlar  hakkında bilgi edinememiş olabiliyorlar. Diğer yandan vitiligonun dermatolog için pek çok  önemli hastalığın yanında sadece bir konu olduğu da unutulmamalı.

Yeni Çıkan İlaçlar Var mı?

En son çıkan ilaçlardan biri Protopic  Krem  Bkz. http://www.1ilac.com/ilaclar/Eczacibasi/PROTOPIC.htm

Bir diğer ilaç ise Elidel Krem.

Bu ilaçları kullanarak faydalandığını söyleyen kişiler var.

Lütfen Doktorunuza danışarak ilaç kullanınız, tedavi uygulayınız. Bu ilaç veya tedavilerin  doktora danışılmaksızın kullanılmasından sitemiz sorumlu tutulamaz.

Vitiligo Resimleri içinde yayınlandı | Yorum yapın

Vitiligo ve UVB

Vitiligo ile tanışmam uzun zaman önce oldu.

İşimde ve özel hayatımda bazı  sıkıntılarım vardı.
Ellerimin parmak uçlarında başlayan beyazlama, ilerleyerek parmaklarımın tamamına, oradan da ellerimin üst kısmına ulaştı.

Gittiğim doktor geroxalen (psoralen) adlı ilacı içip güneşe çıkmamı söyledi, yaptım ve ellerimdeki beyaz yerler su toplayıp, yara oldu. İlacı bıraktım.

Aradan birkaç yıl geçti. Hastalık ilerlemeye başlamıştı. Ayaklarımda, kollarımda, koltuk altlarımda, alnımda lekeler çıkmıştı. Bu kez bir hastaneye başvurdum. Hastane doktoru geroxalen’e (psoralen) ilave olarak ışın tedavisine başlattı. UVA ışını, yani  Psoralen + Ultraviole A ışını = PUVA tedavisi. Bu tedaviden kısmen yararlandığımı söylemeliyim. Alnımda belirmeye başlayan kocaman beyaz leke kaybolmuştu, çok sevinmiştim. Ama ellerime ve daha başka yerlere bir yararı olmadı. Benle beraber tedaviye gelen 15 yaşlarında bir hasta iyileşmeye başlamıştı, diğer hastalarla birlikte ümitleniyorduk onu görünce.

Tedaviye başlayalı üç ay olmuştu ama geroxalen adlı ilacı artık içemiyordum, midemi bulandırıyordu. Bu ilacı, doktor tavsiyesine göre, önceleri bir tane yutarken ilerleyen zaman içinde sayı dörde çıkmıştı. Ayrıca haftanın üç günü hastaneye gidip, toplam 60 dakikaya varan ışın seansı külfet olmaya başlamıştı. Alnımdaki iyileşmenin ve ellerimdeki birkaç beneklenmenin dışında da bir fayda sağlamamıştı. Tedaviyi bıraktım.

Aradan 5-6 yıl daha geçti. Bir gün hastanede muayene olurken doktor guatr teşhisi koydu, Troid Bezi Hormon Testleri (T3-T4) yapıldı ve ameliyat oldum. Bugün hala bununla ilgili hapı kullanmaya devam ediyorum. Ameliyata sonrasında sanki vitiligo yavaşlamıştı, ama az da olsa devam ediyordu. Okuduklarıma göre vitiligo hastalarının 1/5′i triod hastası, 1/3′ünde ise B12 vitamini emilimi vücut tarafından tam olarak yapılamıyormuş. Vitiligoluların Troid ve B12 emilimi ile ilgili muayene olmalarını öneririm.

Alnımdaki leke her sene baharda belli-belirsiz tekrar ortaya çıkıyor. Açık havada bolca güneşe gösteriyorum ve bir ay kadar sonra tekrar kapanıyor, cilt normal rengine dönüyor.

Birgün eşim pazarda birisi ile sohbet etmiş. İstanbul Bahçelievlerde bir eczanede bir ilaç-krem varmış. Hemen koştum aldım. Yanı sıra rahatlatıcı etkisi olduğu bilinen otlardan yapılan çaylar içmemi tavsiye etti. O da fayda etmedi. Halbuki eczacı bana iyileşen birçok insanın resmini göstermişti…

Yıllar geçti, internet icad olmuştu… Araştırmalara başladım. ABD’de vitiligolu insanların kurdukları bir site buldum. Orada tavsiye edilen ilaçları denedim. Almanya’dan, Küba’dan, ABD’den ilaçlar getirtip kullandım, olmadı… Yaz aylarında birkaç beneklenme oluyor, kış gelince onlar da kayboluyordu.

Bir gün İtalya-Milano’da lazer ışığı ile bir tedavi yöntemi bulduklarını gördüm. Hemen haberleşip tedavi maliyetini sordum. Vücudumdaki vitiligolu alanların genişliği ve tedaviye vereceği cevaba göre gidip orada birkaç ay kalacaktım, 5-6 ayda bir tekrar tedavisi gerekebilirdi. Onbinlerce dolar tutabilirdi, tabi ki olmadı…

Yalnız bu sitede yazılanlar çok ilgi çekici idi. Vücudun bağışıklık sisteminin, cildimize rengini veren hücreleri, yabancı hücre-düşman hücre olarak algıladığı için onları yok edebildiğini, bu şaşkınlığa stresin neden olabildiğini, keza bu renk üretici hücrelerin cildin belli bir derinliğinde olduğunu ve cildin bu seviyesine UVB ışını verilirse yeni renk hücreleri ürettiğini, bu sitenin de bu işi yapan bir lazer cihazı geliştirdiğini öğrendim. İlgilenenler için bu site’nin adresi: 

http://www.vitiligo.com/ratoksiteeng/m_hp_ita.htm

Bir beş sene kadar sonra İtalya’daki tedaviyi İstanbul Nişantaşı’na getirdiklerini okudum. Hemen telefon ettim…Tedavi, İtalya’dan daha ucuza gelecekti belki ama yine çok pahalı idi, vücuttaki vitiligolu yerlerin genişliği ile orantılı ve gerektiği kadar tekrar zorunluluğu maliyeti artıyordu, yine olmadı….

Geçen Temmuz/2011′de ABD’de yaşayan, yeni tanıştığım birisi bana hastalık hakkında sorular sordu. Ona yukarıda anlattıklarımı anlattım benim artık çare aramaktan vazgeçtiğimi söyledim ama İtalya’daki tedaviye benzer bir tedavi geliştirilmiş olabilir, düşüncesiyle araştırma yaptım ve UVB Lambası denen bir lamba olduğunu öğrendim. İtalya’daki merkezin  bahsettiği dalga boyunda bir ışık üreten bir el lambası vardı, ve fiyatı da diğer tüm tedavilere kıyasla çok ucuz kalıyordu.

Hemen bir tane getirttim ve kullanmaya başladım. Henüz işin çok başında sayılırım ama bunca sene sonra en inatçı yerlerde bile benekler çıkmaya ve yayılmaya başladı. Çok yavaş bir gelişme olduğunu söylemeliyim, ama bunca sene sonra, çok az bile olsa ilerleme olmasını çok önemsiyorum, kısacası bu defa ümitliyim. Işınla tedavilerde 90 gün içinde ilk tepkilerinin alındığını, tüm tedavinin iki yıla kadar uzayabildiğini tekrar tedavileri gerektirdiğini okumuştum. Sabırlı olmam gerekiyor.

Hem kendime hem de vitiligolu insanlara faydalı olacağını umduğum için bir site hazırladım, isteyenlere yurtdışından gönderilmesi için yardımcı olurum.

http://www.vitiligom.com/

Gelişmeleri -inşallah olumlu olacak- buradan sizlere aylık olarak duyuracağım. Eller iyileşmenin en zor olduğu yerlerin başında geliyor. Bu nedenle şimdilik sadece ellerimin fotoğraflarını çekip bu bloga koyacağım bkz.(Resimler Gelişim).

http://www.hacettepe.com.tr/Bolum/111

Aşağıdaki sitelerde yazdığına göre UVB tedavisi, daha önce “altın standart” olarak kabul edilen tedavi metodu olan PUVA tedavisinin yerini almış

http://www.vitiligosupport.org/treatments_and_research/phototherapy.cfm

http://www.skin-and-laser.com/vitiligo_faq.htm#item11a

Bu hastalığın değişik tedavileri olması mümkün. Herkes kendi için iyi olanı araştırıp bulabilir. Ben kendime faydalı olanı bulduğumu sanıyorum.

Bu acaip hastalıktan muzdarip herkese geçmiş olsun der, sağlıklı, mutlu günler dilerim.

Önemli Not-Uyarı:Burada yer alan yazı, yorum ve tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini yitirebilir. Bu arada yer alan bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz ve doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz ve/veya kişisel teşhis ve tedavi yöntemi seçimi için değerlendirilemez, bunlar sadece Blog yazarının kendi hayat deneyimlerinin aktarılması olarak algılanmalıdır. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Blogum, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Blogumu ziyaret eden, yorum yapan ve soru gönderen kişiler, bu uyarıları peşinen kabul etmiş sayılacaklardır.

Türkiye’de UVB ile tedavi başlamış, Hacettep Üni. Dermatoloji bölümüne ve Akdeniz Üni. ve Ondokuz Mayıs Üni.’de  yapılan çalışmaya bakabilirsiniz:

Vitiligo Resimleri içinde yayınlandı | Yorum yapın

Vitiligo Nedir ?

Vitiligo, deride beyaz lekeler şeklinde görünen bir deri hastalığıdır.

Deri, saç ve göz rengini belirleyen melanin pigmentleridir. Bu pigmentlerin (melanin) eksikliği, veya bunları üreten hücrelerin (melanosit) eksikliği vitiligoya yol açar.

Vitiligo kişinin sadece deri rengini etkiler, deri üzerinde başka bir etkisi yoktur, acı vermez, kişinin genel sağlığını etkilemez, bulaşıcı değildir. Sadece psikolojik ve sosyal olarak etklileri olabilir.

Vücudun her tarafında ortaya çıkabilmekle beraber  en sık göründüğü yerler eller, yüz, kol ve koltuk altı, ayaklar ve genital bölgelerdir. Her ırk , cins ve yaşta insanda görülebilir. Çoğunlukla 20-40 yaşları arasında ortaya çıkar. Dünya genelinde yaklaşık olarak nüfusun % 1-2’sinde görülür. 

Vitiligo Resimleri içinde yayınlandı | Yorum yapın